Saç Ekimi

Saç Ekimi Hakkında

Saç, hayatımızda en fazla etkilendiğimiz ve bizi biz yapan kıl kümesidir. İnsanların karakteristik özelliklerini en iyi görebilmek için saçlar direkt olarak fark edilir. Saçların farklılaşması, farklı renklerde ve tiplerde olması, dış etkenlere bağlı olarak değiştirilen saç tiplerinin de oluşması (rasta, perma vb.) elbette insanların karakteristik özelliklerini yansıtmaktadır. Bu özellikleri en iyi şekilde kullanan insanlar genellikle bu özellikleriyle de övünmektedir. Saçların sosyal ve bireysel yaşama katkısı oldukça önemlidir ve bununla ilgili birçok bilimsel makale de bulunmaktadır. Özellikle çok fazla insanın saçlarına bakım yaptırması ve bununla ilgili de çok sayıda ürünün piyasada olması sebebiyle çok iyi şekilde saç piyasası büyümüştür. Kremler, bitkisel çözümler, yağlar ve benzeri ürünlerin hepsi saçların dış etkenlere ve iç etkenlere karşı korunmasını amaçlamaktadır. Bu faktörlerin genel özellikleri insanların saçlarına zarar verebilme potansiyelidir. Yaşadığımız çağ, artık kimyasal ürünlerin ve zararlı ürünlerin de tüketilebildiği çağlar olduğundan dolayı bunlara dikkat etmemize rağmen yine saçlarımızın sağlığını da etkiliyoruz. Bu etkilenme durumunu en aza indirgemek, saçların sağlığına da direkt olarak etki yapmaktadır. Saçların karakteristik özelliklerine dokunmadan direkt olarak bu tarz zararlı durumlardan korumak için pek çok yöntem piyasada bulunur.

Saçların korunması ve bakım altına alınması için pek çok çaba sarf edilir. Özellikle şampuan firmaları saçları koruma konusunda oldukça fazla yöntem dener. Bu yöntemlerin denenme nedeni de direkt olarak saçların iyi bir şekilde kullanılmasını sağlamaktır. Bir yandan bunları yaparken bir yandan da saçların sıkıntılarının kaynağı olan diğer bir noktaya değinmekte yarar var. Genelde iş yaşamında çok fazla stres altında çalışan kişilerin saçlarında oluşabilecek dökülme ve kelleşme durumları artık genel geçer bir durumdur. Doktorlar tarafından da artık stres faktörü saç için literatüre girmiştir. Saçların üzüntülü bir haber aldıktan sonra ağarması gibi stres altında bulunan kişinin psikolojik durumunda saç kökleri de bazı travmalar yaşar. Bununla birlikte dökülen saçlar olabilmektedir ve dış etkenlerden bazıları olan kötü yıkanma alışkanlıkları, fazla sıcak suda saçları yıkama ve sürekli şampuan değiştirme de eklenince saçlarda eksilme had safhaya ulaşır. Bu tarz sorunların yarattığı kelleşme ve saç kayıplarının geri döndürülmesi mümkün olmamaktadır. Ancak yine de bazı çözümler bu saçların yerini alabilmektedir. Peruk gibi klasik yöntemler yerine saç ekimi hakkında bilgi almak en mantıklısı olacaktır.

Saç ekimi genel olarak insanların saçlarının (Greftlerin) donör bölgeden alınarak istenen bölgeye nakledilmesi işlemine denir. Yöntemlerine bir sonraki başlıkta değineceğimiz saç ekimi alınan saçların yer değiştirmesiyle oluşturulur. Ekilen bölgede yeniden yeşermeye başlayan saç kökleri artık orada büyük veya dökülür. Genel olarak bu yöntem artık tıp literatüründe uygulanan tedaviler ve operasyonlar içerisinde geçmektedir. Bu yöntemi uygulamak ve yapmak için bilgi birikimi yüksek doktorların olması her zaman avantajlıdır. Saç Ekimin uygulanışı sırasında hiçbir şekilde acı veya sıkıntı çekilmemektedir. Biraz uzun bir işlem olan saç ekimi yaklaşık olarak 5 ile 7 saat arasında sürmektedir. Ekiplerin titizlikte yaptığı bu ekim işlemini bilmek ve tanımak için öncelikli olarak saç ekim yöntemlerinin tanınması ve bilinmesi gerekir. Böylelikle en iyi şekilde saç ekimi hakkında bilgi sahibi olunabilir.

Saç Ekimi Yöntemleri Nelerdir?

Saç ekim yöntemleri, genel olarak farklılık arz etse de bu farklılıklar genel anlamda çok büyük farklılıklar değildir. Saç ekimi teknolojilerinde uygulanan farklı teknikler ve yöntemler temelde birbirine çok benzemektedir. Bu benzerliği de yazımızın ileri ki aşamalarında göreceksiniz. Özellikle bazı noktalarda yapılan işlemlerin farklılığı hakkında bilgi sahibi olmak da önemlidir. Böylelikle saçınız için en uygun yöntemi seçmiş olacaksınız. Rahatlıkla yapılan bu teknikler hiçbir şekilde acı veya ağrı yapmamakta ve hepsinde iğnesiz lokal anestezi tekniği uygulanmaktadır. Yöntemlerin yıllar içerisinde getirdiği en büyük yenilikler de herkesin daha iyi bir şekilde saç ekimi hizmetini almasına olanak tanıdı.

FUE Tekniği

FUE tekniği (Foliküler Ünite Ekstraksiyonu) ismindeki bu yöntem, en yaygın olan ve en fazla uygulanan tekniklerden birisidir. Bu yöntemin temel amacı genel olarak saçları en iyi şekilde alınarak nakledilmesidir. Ağrı veya acının duyulmadığı teknikte en büyük avantaj kesinlikle uygulamasının çok rahat olmasıdır. Eski yöntemler genel olarak enjektör uçlarıyla yapılmakta ve biraz daha kaba çözümler sunmaktaydı. Ancak FUE tekniğinde genel olarak çok daha temiz bir şekilde yeni teknolojiler kullanılmaktadır. Bu teknolojiler içerisinde elbette özel uçlu ve motorlu aletler kullanılır. Bu özel uçlu aletler genel olarak çok farklı milimetre aralıklarına sahip olabilmektedir.

Saçların boyutlarına ve tipine göre değişkenlik gösteren bu uçların kullanımı nedeniyle FUE tekniği oldukça avantajlı hale gelmiştir. Bu avantajı kullanarak en iyi şekilde hizmet alındığında, daha iyi saç ekimine ve daha iyi bir saça sahip olmak mümkündür. Donör bölge belirlendikten sonra donör bölgelerden çıkartılan greftler (saç kökleri) direkt olarak bir araya toplanır ve operasyonun ve kişinin greft durumuna göre 5000 veya 6000 civarında saç kökü alınır. Bu alınan kökler direkt olarak bir veya birden fazla kıl bulunanlar olarak ayrılır. Bu ayrımın yapılmasının nedeni saçların ekleneği alanda ön kısımlara tek kıllı olan kökleri koymak ve dolu gözükmesi için de geri kalan kısımlara çok köklü kılların konulmasıdır. Böylelikle daha sıkı ve canlı bir görüntü elde edilmektedir. Öte yandan bakıldığında çok daha iyi bir işlem için bu greftler içerisinde zayıf ve zarar görmüş olanlar ayıklanmaktadır. Bu süreçte belirtilmesi gereken noktalardan birisi de greftlerin herhangi bir zarar görmeden alınmasıdır. Greftler zarar görmediği gibi donör bölgedeki deri de zarar görmemektedir. Lokal anestezi de uygulandığından dolayı çok az bir acı duyulmaktadır. Genellikle bu işlemlerden sonra sıra ekme bölümüne gelir. Tek tek el ile saçların belirlenen bölgelere ekimi başlar. Ekme işlemi de yaklaşık olarak 3 veya 4 saat kadar tutumaktadır. Özellikle bu işlemin uzun sürmesinin nedenleri arasında saç köklerinin saçın uzama yönüne doğru ekilmesi gerekliliğidir. Bu gereklilik neticesinde yapılan ekimlerin uzun sürmesi de normaldir. Doktorların bu konuda hassas bir çalışma gerçekleştirmesi de beklenir. Saçların doğal görünümünü korumak için de en iyi yöntem de bu olmaktadır. Sorunsuz bir şekilde yapılan bu ekimlerin getirdiği sonuçlar da çok daha mükemmel saçlar olmaktadır. Öte yandan en iyi şekilde yapılan bu işlemlerde başarılı sonuçlar elde etmek de mümkün olduğundan, saçların yönleri çok önemlidir.

Manuel punch gibi tekniklerde ise bir kalem motor içerisine yerleştirilen uç ile saçlar hızlı bir şekilde alınır. Bu alınan saçlar direkt olarak çıkartılır ve el cımbızı ile toplanır. Bu işlemin en büyük artısı da genel olarak daha iyi bir şekilde saçları çıkartması ve saç zararını en aza indirmesidir. Motor punch ise bu yöntemin biraz daha otomatik versiyonu olarak düşünülebilir. Manuel punch veya motor punch gibi teknikleri de içerisinde barındıran FUE tekniği, genel olarak en fazla yapılan ve uygulanan teknik olmuştur. Bu tekniği uygulayan doktorların sayısı oldukça fazladır ve genel olarak çok daha iyi şekilde kendilerini geliştirmişlerdir. Araştırma ve geliştirme faaliyetleri her geçen gün artan FUE tekniğine yönelik yenilikler de genel olarak pek çok firma tarafından geliştirilmektedir.

DHI Tekniği

Bu DHI Tekniği genel olarak FUE tekniğinden biraz daha farklı özellikleri barındırsa da genel olarak aynı şekillerde ekimler yapılmaktadır. Bu tekniğin temel ayrımına geçmeden önce bu ekim türünün genel olarak pek yapılmadığını söylemek gerekir. Çünkü bu teknikte uygulanan yöntemler biraz daha farklı olduğundan saç ekim işlemini değiştirebilmektedir. Bu tekniğin FUE işleminden temel farkı özellikle saçların greftler halinde donör bölgeden çıkartılması sırasında oluşur. Saçların çıkartılması sırasında alınan saçlar direkt olarak başka bir doktor veya sağlık teknisyeni tarafından ekilecek alana birkaç dakika içerisinde ekilir. Böylelikle FUE tekniğinde olduğu gibi hiçbir şekilde greftlerin bekletilmesi yapılmaz. Bu durumun genel olarak artıları olsa da eksi yanları da bulunmaktadır.

Artı yanı genel olarak saçların hızlı bir şekilde ekilmesi sebebiyle daha iyi ve canlı saçlara sahip olunması mümkündür. Dışarıda kaldıkları müddetçe greftlerin zarar görme ihtimalleri oldukça fazladır. Bu ihtimali de göz önünde bulundurarak daha iyi şekilde ekim yapılması mümkün olmaktadır. Bir diğer artı yönünden bahsetmek gerekirse bazı insanların saçlarını işlem öncesi tıraş etmek istememesi normaldir. Bu durumu takıntı haline getiren pek çok kişi vardır ve anlayışla karşılamak gerekir. Saçların kesilmesi zorunluluğu bu yöntemde bulunmamaktadır. Özellikle saç aralarına ve seyrek yerlere yapılabilen ekimler sayesinde çok daha iyi bir görüntü elde edilebilir.

Eksi yönlerine gelecek olursak genel olarak DHI yöntemi tercih edilmemektedir çünkü işlem süresi çok uzundur. Bu yöntemin uzunluğunun sebebi çok daha sağlam kökler seçilmesi gerekliliğinden gelir. Seçilen bu greftler de hemen bulunamadığı için ayrıntılı bir çalışma yapmak gerekir. Öte yandan bir diğer süre sıkıntısı ise saçların anında ekilmesi için öncelikli olarak yönünün de bu süreçte bilinmesi gerekir. Saçın çıkma yönünü de hesaba katarak saçları ekmek işlemi yapmak kesinlikle çok daha uzun sürmesine sebep olur.

Böylelikle daha iyi saçlar için bazı şeylere ulaşmak için bazı şeylerden de feragat etmeyi gerektiren DHI tekniği genel olarak güzel bir tekniktir ancak bazı insanlar için pek de mantıklı gelmeyebilir. Özellikle sağlık turizmi için ülkemize gelen turistlerin hızlı bir şekilde saç ekimlerini halletmek istemesi bu tekniğin pek tercih edilmemesine sebebiyet verdi. DHI tekniğini hala kullanan doktorlar olduğundan dolayı biraz araştırma yapmak iyi bir fikir olabilir.

Safir Perkutan Tekniği

Safir Perkutan Tekniği, genel olarak saç ekiminde oldukça sık kullanılmaya başlanan yeni bir yeniliktir. Bazı araştırma ve geliştirme faaliyetleri göstermiştir ki, safir elementinin dokulara çok az zarar verdiği ve bu dokuların daha çabuk iyileşmektedir. Böylelikle safir maddesi tıp alanında sıklıkla kullanılan bir madde olmaya başlamıştır. Bu maddenin kullanım sebeplerinin başında elbette zarar oranını azaltma vardır. Esasında safir perkutan tekniği olarak geçen bu yenilik, esasında FUE tekniğinin bir inovasyonu olarak literatürde yerini almıştır. Çünkü safir elementinden yapılan özel uçlar, FUE tekniğinde kullanılan özel motorların ucuna yerleştirilir ve böylece safir elementiyle saçların alınıp ekilmesi sağlanır. Perkutan ismi de sadece tıp literatüründe geçen bir isimdir. Anlamı da “deri içerisinde, deri içi yolu ile” demektir. Yani safir ucuyla deri içerisinde kanal açmak manalarına gelebilmektedir. Safir perkutan tekniğinin ilk uygulandığı sıralarda sağlıkta bir devrim yaşandı ve saç ekim teknikleri içerisinde hızlıca uyarlaması yapıldı. Bu yenilikteki temel avantajlar özellikle saç köklerinin yani greftlerin alınırken zarara çok az uğramasını sağlamak ve ekim yapılacak alanda açılacak saç kökü deliklerinin çok mikro düzeyde bırakılmasıdır. Mikro düzeyde bırakıldığından ve greftlerin hızlıca çekilmesiyle de zararın en aza indirilmesiyle çok daha az acı yaşanmaktadır. Greftler, klasik uçlar tarafından çekildiği sırada bir miktar zarara uğrama durumundaydı ancak safir uçlu özel uçlar nedeniyle bu zarar çok daha aza indirilmitştir. Mikro düzeydeki deliklerin bir avantajı da greftlerin yerleştiğinde çok daha iyi uyum sağlamasına yardımcı olması ve hızlı bir şekilde kontastrasyona girmesidir. Böylece tekniğin en büyük avantajı da greft kullanımında ve ekim sırasında yaşanmaktadır.

Safir perkutan tekniğini en iyi kullanan doktorlar, FUE tekniğini çok daha iyi geliştirmiştir ve el alışkanlığı ve rahatlığı sebebiyle doktorların de en büyük yardımcısı olmuştur. Öte yandan hastalar tarafından da bakıldığında saç ekiminden sonrası iyileşme süresi oldukça kısalmıştır. Ayrıca saç ekilen alanın kabuk bağlaması gibi durumlar saç ekimi sonrası oluşmaktadır. Ancak safir perkutan yöntemiyle kanalları açılan derinin kabuk bağlaması çok daha az olmaktadır. Safir perkutan yeniliğini en iyi şekilde keşfetmek adına FUE tekniği uygulayan saç ekim merkezlerini ziyaret etmek gerekir.

Robotik Yöntemler

Robotik yöntemler son zamanlarda robotik teknolojilerinin gelişmesiyle ortaya çıktı. Bu yöntemler genel olarak daha başlangıç aşamasında olsa da robotlar tarafından saçların greftler halinde alınıp bölgelere ekilmesini içermektedir. Robotlar hızlı bir şekilde sağlıklı ve güçlü saçları greft olarak alarak muhafaza eder, böylece el yordamıyla yapılan saç alım işlemi robotlar tarafından sağlanır. Ardından bu saçlar direkt olarak sırayla yönü de tayin edilerek tek tek açılan deliklere ekilmektedir. Bu ve önceki bahsettiğimiz tüm yöntemlerde olduğu gibi lokal anestezi teknikleri de uygulanmaktadır. Rahatlıkla kullanım yapılabileceğinden dolayı da robotik yöntemler hem süreyi kısaltır hem de çok daha güçlü saçlar greft olarak alındığından ve ekildiğinden saçların güçlülük ve sıklık oranı daha da yükselmektedir. Robotik yöntemlerde elbette bir operatör bulunur ve robotun yapay zekasının yetmediği durumlarda müdahalelerde bulunur. Operatör olması da ekstra bir güven sağlamaktadır. Operatörlerin gerekli yerlerde müdahale edebilmesi de robotik yöntemlerin daha iyi olmasını sağlamaktadır.

Saç Ekimi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Saç ekimi sonrasında özellikle doktorların tavsiyelerine uymak en önemli noktadır. Bu tavsiyeler genellikle uykunuzdaki yatışınızdan ve genel haliniz ve tavrınıza kadar varabilir. Saçların iyi bir şekilde büyümesi ve iyileşmesi için dikkat edilmesi gerekenler içerisinde strese girmemek ve ekilen alana fiziksel bir temasta bulunmamak vardır. Bu şekilde dikkat gerektiren işlemler dahilinde saçların daha iyi çıkması mümkün olmaktadır. Saçlar ekildikten sonraki 3 gün dikkatle izlenmeli ve bu izlenmeler neticesinde herhangi bir sorun durumunda müdahale edilmelidir. Genel olarak saçların dikkatle incelenmesi gerekliliği saçların yıkanmasında da kendisini gösterir. İlk günler doktorunuza giderek orada saçlarınızı yıkatmanız istenecektir. Özel şampuanlarla yıkanan saçların iyileşmesi de yıkanmasıyla birlikte daha iyi olacaktır ve herhangi bir enfeksiyon ve iltihap durumu da bertaraf edilecektir.

Saç Ekiminin Önemi

Saç ekimi, genellikle saçlarında dökülmeler ve kayıplar yaşayan erkek ve kadınların psikolojilerine oldukça olumlu katkı yapan. Kelleşmeye başlayan ve bu durumdan hiç memnun olmayan birey bu durumu depresyona kadar götürebilmektedir. Bu gibi durumları önlemek adına en iyi şekilde saç ekimi yaptırarak kişisel tatmin ve sosyal kabul edilebilirlik kazanmaktadır. Kişilerin bu şekilde olan davranışlarını çözümlemek saç ekiminin önemini de göstermektedir. Özellikle son yıllarda yediğimiz yiyeceklerde ve havalardan kaynaklı pek çok problem saçlarımıza olumsuz bir etki yaratmaktadır. Bu olumsuz etkiler genellikle saç dökülmesi ve kelleşme olarak kendisini gösterir. Androgenetik alopesi dediğimiz ve erkek tipi dökülme olarak adlandırılan ve genetik bağlantısı bulunan saç dökülmelerine karşı gelebilen bir yöntem olması nedeniyle oldukça iyi bir öneme sahiptir.

Saç Ekiminde İstanbul’un Önemi

Saç ekiminde İstanbul genel olarak en fazla tercih edilen şehir. Bunun da belli başlı sebepleri var. Bu sebepler içerisinde en mantıklısı elbette fiyat açısından olmaktadır. Türkiye’de saç ektirme işlemleri diğer yabancı ülkelerdeki kliniklere göre oldukça ucuzdur. Genel olarak İstanbul’a bu yüzden pek çok yabancı ülkeden insanlar gelmektedir. İnsanların genel olarak İstanbul’da daha tecrübeli doktorlar bulduğu da bir gerçektir. Türkiye’deki saç ekim doktorlarının ve kliniklerinin kalitesi dünya standartlarının oldukça üstündedir. Bu sebeple özellikle Ortadoğu’dan, Avrupa’dan ve dünyanın çeşitli bölgelerinden insanlar saç ekimi için ülkemizi ziyaret ediyor. Yapılan ziyaretler neticesinde en iyi şekilde hizmet alınıyor ve daha rahat bir şekilde saçların ekimi sağlanıyor. İstanbul’un jepolitik konumu ve dünyanın her şehrinden uçuş imkanının bulunması da İstanbul tercihinde etkinlik gösteriyor. Genel olarak sorunsuz bir şekilde saç ekimleri yapıldığından ülkelerine dönen kişiler de çevrelerine İstanbul’daki aldığı hizmeti anlatarak bir cazibe yaratıyor. İstanbul tercihi genel olarak oldukça mantıklıdır.

Saç Ekiminin Zararları

Saç ekiminin bilinen herhangi bir zararı bulunmamaktadır. Saç ekimi ameliyatları genel olarak hiçbir sorun olmadan geçmektedir. Zararı ancak ve ancak alanında tecrübesiz ve bilgisi olmayan doktorların yaptığı operasyonda görmek mümkündür. Alanında iyi ve güvenilir doktorlara yaptırılan hiçbir işlemde zarar alma şansı yoktur. Özellikle zararları düzelten bir işlem olduğu için çok fazla sayıda kişiyi memnun etmektedir. Tek küçük bir zararı olabilir o da saçların doğal ortamından alınarak farklı bir bölgeye nakledilmesi ve bu nakil işlemi sırasında saç köklerinin ve derinin zarar görebilmesidir. Ancak bunlar da geçici zararlardır çünkü saçların ekiminden önce donör bölgesindeki zararlar ve ekilen bölgedeki zararlar vücudun bağışıklık sistemi ile birlikte rahatlıkla önlenir ve onarılır. Özellikle kanama gibi durumlar operasyon sırasında olabilse de bu durumlar herhangi bir fiziksel bir acı veya ağrıya sebep olmamaktadır. Çünkü saç ekimi işleminde lokal anestezi şarttır.

Saç Ekiminin Geleceği

Saç ekiminin geleceği hakkında birçok sav vardır. Bu savlardan bazılarında saç ekimi işlemlerinin artık robotlar tarafından ve yapay zeka eşliğinde yapılacağıdır. Bu durum elbette akla mantıklı gelebilir çünkü saç ekim işleminde hali hazırda kullanılan robotlar vardır. Robotların kullanımı yaygınlaşmamıştır ve halen daha ilkel bir durumdadır. İlkel robotların halen daha operatör tarafından yönetiliyor olması da bunun açık bir göstergesidir. Bir diğer ortaya atılan sav da saçların klonlanması savıdır. Bu konu hakkında yapılan pek çok çalışma bulunmaktadır ve en iyi şekilde saç ekimi yapılabilmesi için saçların kök hücre ile klonlanması fikri ortaya çıkartılmıştır. Bazı merkezlerde yapılan deneyler vardır ve bazı insanlardan alına sağlıklı greftlerin birebir şekilde kopyalandığı görülmüştür. Ancak bu yöntem bazı sıkıntıları da beraberinde getirebilir. Saçların kopyalanması işleminin oldukça zahmetli ve çok kaynak gerektiren bir iş olması da başta gelmektedir. Bunun yanında etik konular da saç klonlanması konusundaki tartışmaları alevlendirebilir. Her iki sav da saç ekimi teknolojilerinde ve geleceğinde görülmesi uzak olmayan savlardır diyebiliriz.

5/520 ratings